Ders İşleme Stili

İlk defa Callan Method İngilizcesi dersine katılan bir kişi, nasıl bir ders işleyişiyle karşılaşacaktır?

Callan Method derslerinde, öğretmenin ve öğrencinin rolleri keskin olarak belirlenmiştir. Soru-Cevap içerikli ders yapısı öğrencinin, İngilizceyi doğal hızında konuşulurken anlamasını ve konuşmasını sağlar. Öğretmenin yeni kelimeleri, belli bir düzene sahip soru cümleleri içerisinde öğreterek sorması ve aynı düzende, öğrencinin öğretmen yardımıyla cevaplaması prensibi, Callan Method sitilini yansıtmaktadır.

Öğrencinin o gün öğrendiklerini aklında tutması ve ezberlemesi her zaman mümkün olmayabilir. Sık terkar üzerine kurgulanmış bu yöntemle, her gün ilk derslerde yapılan geçmiş konu tekrarları sayesinde, bilgi kalıcı olarak hafızaya yerleşmektedir.

Aşağıda, metodun nasıl çalıştığını ve mantığını daha net anlamanız için Callan derslerinde öğretmenin ve öğrencilerin rollerini gösteren bilgiler bulabilirsiniz.

Öğretmenin Rolü

  • Öğretmen, ders boyunca aktif ve sürekli konuşur durumdadır. Sürekli, kitaptan sorular sorar. Her soru bazen bir kelimeyi, bazen bir gramer kuralını, bazende İngilizce bir ifadeyi öğretmeye yöneliktir.
  • Öğretmen her soruyu 2 kez sorar. Çünkü öğrenci, ilk seferinde soruyu anlamamış veya eksik anlamış olabilir. ikinci kez sorduğunda ilkine göre biraz daha hızlı soracaktır. Sınıfta bulunan her öğrenciye; belli bir sıra dahilinde değil, karışık bir düzende sorular yöneltmesi sayesinde, öğrencinin cevabı düşünüp, kafasında hazırlık yapmasına fırsat tanımaz.
  • Öğretmen soruyu sorduktan sonra, öğrencisini beklemeden cevabın ilk bir kaç kelimesini söyler ve cevabın kalanının söylemesi için öğrenciyi zorlar. Öğretmenin konuşmaya mecbur bırakan ve teşvik eden bu durumu, öğrencinin, kelimeleri hatırlamaya çalışmadan, gramer kurallarını düşünmeden ve kafasında çeviri yapmadan cevaplaması anlamına gelir. Cevabın içine çekilen öğrenci, öğretmen yardımıylada olsa, mutalaka istenilen cevabı eksiksiz olarak söyler.
  • Öğretmen, öğrencisiyle aynı anda konuşarak, yapılan telaffuz ve gramer hatalarını hemen düzeltir. Hatalar çoksa aynı cümleyi, doğru şekilde söyleyene kadar tekrar ettirir. Bu esnada, diğer öğrenciler, sıra kendilerinde değilken bile, yapılan hataları ve düzeltmeleri fark ederek İngilizcelerini geliştirir. Yoğun anlama ve konuşma çalışmalarının yapıldığı derslerde, bir saniye bile boşa geçmez. 8 kişilik sınıfta, her bir öğrenciye en az 30 kez konuşma hakkı tanır. Bu oldukça iddalı bir rakamdır.
  • Öğretmen, öğrencinin yaptığı her hatayı anında düzeltir ve tekrar söylemesini ister fakat hatanın neden kaynaklandığını dersin akıcılığını bozmamak için hemen açıklamaz. Tabiki gerekli olması halinde, dersin sonuna kadar hala anlaşılmayan bir konu varsa, öğretmen mutlaka açıklamasını yapacaktır.
  • Öğretmenin mimik ve jestleriyle birlikte, vücut dilini iyi kullanabilen bir karakter olması önemlidir.

Öğrencinin Rolü

  • Öğrenci kendisine soru geldiğinde, sorulan sorunun yapısına benzeyen uzun cevap verir. Uzun cevaplar daha önce öğrenilen kelime ve gramer kurallarının farklı şekillerde kullanımlarını anlamasını da sağlamaktadır.
  • Örnek: Öğretmen: Şu anda İtalyanca mı konuşuyorsun? Are you speaking İtalian?
  • Öğrenci: Şu anda İtalyanca konuşmuyorum, şu an İngilizce konuşuyorum. No, I’m not speaking Italian, I’m speaking English.

  • Cevaplar, negatif bir cümleyi izleyen positif cümle formunda hazırlanmıştır. Öğrenciler bu şekilde, eş anlamlı ve zıt anlamlı kelimeleri aynı anda cümleler içerisinde kullanmış olurlar. Böylelikle; kelimelerin daha kolay akılda kalması sağlanmaktadır.
  • Örnek: Öğretmen: Is this table long? Bu masa uzun mudur?
    Öğrenci: No, this table isn’t long, it’s short. Bu masa uzun değildir, masa kısadır.
    Burada is/isn’t, long/short aynı anda cümle içerisinde kullanarak pratik yapılmıştır.

  • Öğrenci, İngilizce konuşurken kullanılan kısalatmaların farkında olmalıdır ve kendiside ilk günden itibaren konuşmayı kolaylıştıran kısaltmaları kullanmalıdır. Kısaltmalarla birlikte konuşmanın kolaylaşması sayesinde, İngilizce daha doğal hale gelmektedir. Örnek olarak, yazarken “Ben geleceğim”, konuşurken “Ben gelicem”, deriz. “It is my book” yerine “it’s my book” diye söylemek daha kolaydır.
  • Öğrenci, öğretmenle aynı anda konuşmaya alışmalıdır. Dil öğrenimi taklit etmeyi gerektirir. Öğrencinin, konuşulan cümleler içerisinde ki kelimeleri, doğru telaffuza dikkat ederek, öğretmeni taklit edebilmesi oldukça önemlidir.
  • Her ders yapılan yazı çalışmaları bölümünde (dictations) öğrenci, kendi yanlışlarını kitaptan kontrol ederek düzeltmelidir. Görerek ve yazarak, kelimelerin akılda kalmasını kolaylaşır. Önceden beri derslerde kullanılan İngilizce cümleleri, yazı çalışmaları sayesinde hatasız olarak yazabilmeniz için 2. dersin (yeni ders) ortalama 15 dakikası kullanılır.
  • Okuma bölümleri her ders yapılan çalışmalardır. Sınıfta bulunan öğrenciler, öğretmenin yardımıyla ve telaffuz düzeltmeleriyle her gün 10 dakika okuma çalışması yapmaktadır.